eski Karakılçık Tam Buğday Unu

İçerisinde bulundurduğu vitamin, mineral ve diğer besin değerleri açısından da oldukça zengin ve faydalıdır.

2009 yılında başladığımız su değirmenciliği işine 2011 yılında beri atalık (genetiği değişmemiş) tohumlarla devam etmekteyiz. Tarladan ekim sürecinden en son süreye kadar kendimiz ve yıllardır çalıştığımız çiftçilerimizle devam etmekteyiz. Ekim sürecinde en az 10-15 yıl ekilmemiş topraklara ekiyoruz ürünlerimizi tarlada hiç bir kimyasal suni gübre atılmamaktadır.

Değirmenimiz su değirmeni taş değirmendir. Üretim aşamasında gıda bakanlığının üretim izinlerine uyularak üretim yapılmaktadır hiçbir makineleşme yoktur. ürünlerimizde hiçbir katkı kimyasal uygulanmamaktadır. Karakılçık buğdayımız geleneksel sertifikalıdır.

₺65,00 – ₺1.450,00

7 Ziyaretçi bu ürünü inceliyor!

Müşteri Yorumları

0 yorum
0
0
0
0
0

Değerlendirmeler

Filtreleri temizle

Henüz değerlendirme yapılmadı.

Sadece bu ürünü satın almış olan müşteriler yorum yapabilir.

Değirmenci Dayı Ailesi olarak sizlere en sağlıklısını sunmaya çalışıyoruz

Değirmenci Dayı Halil Ayar Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde 10 yıldır eşi, iki oğlu ve kızı ile bölgenin tek değirmenini işleten Ayar, Trabzon’dan Erzurum’a, Kayseri’den İstanbul’a ülkenin birçok yerine un gönderiyor. Yıllarca sürücü kurslarında eğitmenlik yaptıktan sonra şehrin stresi ve kalabalığından kurtulmak için Rumlardan kalan 350 yıllık su değirmenini satın alıp onaran Ayar, ailesiyle erişte, kuskus, tarhana ve ekmek gibi doğal ürünler de yapıyor.

Yaklaşık 10 yıl önce tarihi 350 yıla dayanan eski Rum değirmenini satın aldıktan sonra hemen işe koyuldum. Tamamen virane, harabe halindeydi, hemen onarımını yaptım. O günlerden bugünlere geldik. Ailece bu işi yapıyoruz. Sabah erkenden kalkıp işleri planlıyoruz, ilk önce hayvanlarımıza bakıyoruz. Çavdar, yulaf, arpa ,siyez ve Karakılçık buğday unu çekiyoruz. En son işlemden sonra paketlenen ürünleri, oğlum kargoya götürüyor. Günde genellikle 8 saat çalışıyoruz ve bir ton un çıkıyor. Erişte, kuskus, tarhana, ekmek gibi unlu mamullerimiz de var. Trabzon’dan Erzurum’a, Kayseri’den İstanbul’a kadar ülkenin birçok yerine un ve ürünlerinden gönderiyoruz.

Bir değirmenin kurulabilmesi için en önemli unsurun su olduğuna dikkati çeken Halil Ayar, ”Değirmenimiz su kaynağı yolu üzerinde. Suçıkan mevkisinden mağaranın içinden akan suyu ana dereden ayırıp kullanıyoruz. Birkaç işlem var. Buğday tarladan kaldırıldıktan sonra temizleniyor, burada taşta öğütülüyor. Çıktıktan sonra bir miktar kabasını alıyoruz, çünkü içine saman kaçar. Ardından paketlenme işlemi olur. Artık hiçbir köylü buraya gelip un öğütmüyor, köylüler de bu işi bıraktı.” ifadesini kullandı.